|
İstanbul
Boğazı’nın en güzel tepelerinden biri üzerinde bulunan
Kandilli Kız Lisesi’nin yeri, tarihi kayıtlara göre
Sultan I. Mahmut ile Şeyhülislâm Vani Mehmet Efendi
Vakfıdır. Bina Sultan Abdülaziz (d. 1830, ö. 1876) tarafından
kız kardeşi Âdile Sultan için yazlık ikâmetgâh (saray)
olarak yaptırılmıştır. Hangi tarihte yapıldığı kesin
olarak bilinmemekle birlikte, Abdilaziz’in tahta çıktığı
1861 yılından sonra yapıldığı kabul edilebilir. Saray
1914’e hazineye geçmiş ve tapuda Hazine-i Maliye adına
tescili yapılmıştır.
Mimarı
Hassa Mimarlarından Serkis Balyan Efendi’dir. Galatasaray
Sultanisi (Lisesi)’nin kızlara ait tam bir muadili olarak
burada açılması düşünülen kız okulu, bazı nedenlerle
bir türlü açılamamıştır. Araya I. Dünya Savaşı girmiş,
Trablusgarp öksüzlerine yurt yapılması düşüncesiyle
Harbiye Nezareti tarafından binaya sahip çıkılmış, fakat
1916 yılında Maarif Nezareti konuya el koyarak binayı geri
almış ve nihayet aynı yıl, aynı yapıda “Adile Sultan
İnas Mekteb-i Sultanisi” adı altında, ilk ve yuva bölümlerini
de kapsayacak nitelikte, Türkiye’nin ikinci kız lisesi açılmıştır.(İlki
bugünkü adı İstanbul Kız Lisesi olan Bezm-i Âlem İnas
Sultanisi’dir.) Okul 10 sınıflık bir düzende kurulmuştur.
Kuruluşa göre ilk
5 sınıfı Kısm-ı İrtidai (İlkokul) 6, 7, 8, 9 ve 10. sınıfları
da Kısm-ı Sultani (Lise) olacak ve ayrıca yuva bölümü de
bulunacaktı.
Bu
kuruluşa rağmen o tarihte okulda yalnız 6 ve 7. sınıflar
bulunuyordu. Okul bu düzen içinde Almanya’dan
bu iş için özel olarak getirilen Frau Crommer’in
idaresine verilmiştir (1916-1918). 1919-1920 öğretim yılı
sonunda 5 kişiden ibaret ilk mezunlarını veren okulun,
sonraki yıllarda mezun sayısının her yıl büyük bir hızla
arttığı görülecektir. 10 yıl öğrenim süreli Kandilli
İnas Mekteb-i Sultanisi, 1924- 1925 öğretim yılında yapılan
bir değişiklikle Kandilli Kız Orta Mektebi’ne dönüştürülmüş
ve 7 yıl bu nitelikte çalışmıştır. Daha sonra Boğaziçi
halkının ve özellikle Anadolu yakası sakinlerinin kızlarının
gidebileceği bir liseye şiddetle ihtiyaç duyulması üzerine,
okulun yeniden lise haline getirilmesi için müdürlükçe
bir daha girişimde bulunulduğu halde, fen derslerini
okutacak öğretmen bulunmadığı gerekçesiyle, teklif
Maarif Vekâletince kabul olunmamıştır.
1931-1932
öğretim yılı başında Kandilli Rasathanesi Müdürü
merhum Fatin Gökmen’in (Gökmen Hoca) matematik ve fizik
dersleri için rasathane mensuplarından yararlanılabileceğini
bildirmesi üzerine, 1931 yılı eylülünden başlanmak üzere
okul, tekrar lise olarak lâyık olduğu mertebeye yükseltilmiştir.
1969-1970
öğretim yılıyla birlikte yeni yapılan binaya taşınılmıştır
ve halen okulumuz öğrencileri öğretimini geniş imkânları
ile (!) modern bir eğitim tesis olan bu binada sürdürmektedir.
Tepedeki tarihi yapı ise pansiyon olarak kulanılmakta iken 7
Mart 1986 tarihinde çıkan yangında kullanılmaz hale geldi.
364 yatılı öğrenci diğer kız okullarına dağıtılarak
öğretim yılı tamamlandı. Kandilli Kız Lisesi yangından
üç yıl sonra yeni pansiyon binasına kavuştu.
Onarım
için gerekli projeler hazırlanarak, Milli Eğitim bakanlığı
ve İstanbul Valiliği’nin desteği ile ilk maddi kaynak
devlet tarafından sağlandı ve binanın kaba yapısının
yeniden inşası 1999
depreminden evvel bitirilerek yok olma tehlikesinden kurtuldu.
İstanbul Valiliği’nin katkılarına ilâveten merhum Sakıp Sabancı’dan gelen destek sözü iki etapta hayata
geçirilerek projenin ihale çalışmaları sonlandırıldı.
Proje 2005 yılı içinde Sakıp Sabancı Kandilli Kültür ve
Kongre Merkezi olarak hayat bulmuştur.
Geri Dön |